Mansuroğlu Mah. 288/3 Sok. No: 1 Selvili 2 Apt. A Blok K: 5 D: 19 Bayraklı / İzmir
+90 (232) 464 80 00
info@sakaryaalgan.com

Konkordato Başvurusunun Finansal Kiralamaya Konu Mallara Etkisi

Konkordato Başvurusunun Finansal Kiralamaya Konu Mallara Etkisi

Finansal kiralamanın doğası gereği bu makinelerin işletmenin devamlılığı için kullanılması asıldır ve fiili olarak da işletmelerin faaliyetine devam edebilmesi için bu makineleri kullanmaya ihtiyacı vardır. Esasında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (“2004 sayılı İİK”) 294. maddesi (“m”) uyarınca ortaya çıkan takip ve özellikle ihtiyatî tedbir kararı, finansal kiralama sözleşmesi feshedilse dahi, bu makinelerin gerçek kişinin ya da tüzel kişinin elinden alınması hususunda bir koruma sağlayabilmektedir. Ne var ki, finansal kiralama şirketleri veya onlardan alacakları devralan alacaklı şirketler, konkordato kararından bilgi sahibi olmayan mahkemelerden makineler hakkında tedbir kararı talep etmekte ve bunları geçici mühlet kararına rağmen uygulatmaya çalışmaktadır.

Belirtmek gerekir ki, geçmiş dönemdeki iflâsın ertelenmesi kurumundan farklı olarak, konkordatoda mahkemenin işletmenin malvarlığını korumak için çok geniş bir yelpazede tedbir kararı vermesi mümkündür. Hatta, konkordato hükümlerinin doğrudan maddi hukuk üzerinde etkide bulunduğu düşünülürse (örneğin faizin işlememesi, sözleşmelerin feshedilememesi, takas yasakları gibi) tedbir kararlarının da maddi hukuk ilişkileri üzerinde sonuç doğurabileceği açıktır. Nitekim, İstanbul 17. Bölge Adliye Mahkemesi de isabetli olarak 14/11/2019 tarihli kararında aynen şunları belirtmiştir:

“İİK 287/1. fıkrada, 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hallerde dahil olmak üzere, mahkemenin, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı belirtilmiştir. Bu hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere, malvarlığının muhafazası için alınabilecek tedbirler sınırlı değildir. Konkordato talebi üzerine kanunda öngörülmeyen ancak mahkemece verilebilecek İhtiyati tedbirlerin amacı, konkordato talep eden borçlunun malvarlığı veya işletmesinin bütünlüğünün korunması ve konkordatonun amacına ulaşmasının sağlanmasıdır. 7101 sayılı kanunla yürürlükte kaldırılan İflasın ertelenmesi taleplerinde, maddi hukuka İlişkin tedbirlere karar verilemeyeceği kabul edilmekteydi. Konkordatoda ise, maddi hukuka müdahale edebileceğine İlişkin düzenlemeler kanun koyucu tarafından düzenlenmiştir (İİK m. 294/1, 294/3, 294/4, 296/1, 296/2)” (bkz. İstanbul 17. BAM, 14/11/2019, E. 2019/1141, K. 2019/2024 K. = www. emsal/uyap.gov.tr).

Bu çerçevede, uygulamada konkordato mahkemelerinin finansal kiralama konusu malların borçlunun elinde bırakılması konusunda ihtiyati tedbir kararı verdikleri görüldüğü gibi bu tür tedbirlerin gerekli ve haklı olduğu da Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından istinaf sürecinde teyit edilmektedir. Örneğin, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1103 E. sayılı dosya üzerinden 13/2/2019 tarihinde verdiği kesin mühlet kararında, finansal kiralamaya konu olan makineleri de kapsayacak şekilde şu şekilde karar verdiği görülmektedir:

“(…) tedbiren, finansal kiralama yoluyla alınan ve halen mülkiyeti davacıya geçmemiş olan makinalar da dahil olmak üzere, davacıya ait olup da davacının işletme konularına ilişkin faaliyetlerinin devamı için zorunlu olan ve icra takipleri nedeniyle muhafaza altına alınmış olan makine, teçhizat ve araçları varsa, üzerlerindeki hacizler baki kalmak ve sorumlulukları hatırlatılmak kaydıyla yediemin olarak davacıya teslimine, bu makine, teçhizat ve araçların geçici mühlet kararından sonra da muhafaza altına alınmasının, başka bir yediemine veya davacı dışındaki herhangi bir ilgiliye tesliminin tedbiren önlenmesine”.

Bu karardan sonradan haberi olan, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, makinelerin finansal kiralama şirketine iadesine dair önceden verdiği ihtiyati tedbir kararını haklı olarak kaldırmıştır. Bu kararın istinaf edilmesi üzerine ise, İstanbul 16. Bölge Adliye Mahkemesi 2019/2251 E., 2019/2227 K. sayılı ve 23/2/2020 tarihli, mühlet kararı sebebiyle finansal kiralama konusu mallar üzerinde tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına yönelik talebi esastan reddetmiştir: 

“Dava, finansal kiralama sözleşmesine dayalı olarak açılan aynen iade talebine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ihtiyati tedbire itirazın kabulüne ilişkin kararın kaldırılması istemine ilişkindir. Dairemizce davalı şirket hakkında konkordato talepli olarak açılan Konya 1. ATM’nin 2018/1103 esas sayılı dosyasında verilen tedbir kararları incelendiğinde; mahkemece “tedbiren, finansal kiralama yoluyla alınan ve halen mülkiyeti davacıya geçmemiş olan makinalar da dahil olmak üzere, davacıya ait olup da davacının işletme konularına ilişkin faaliyetlerinin devamı için zorunlu olan ve icra takipleri nedeniyle muhafaza altına alınmış olan makine, teçhizat ve araçları varsa, üzerlerindeki hacizler baki kalmak ve sorumlulukları hatırlatılmak kaydıyla yediemin olarak davacıya teslimine, bu makine, teçhizat ve araçların geçici mühlet kararından sonra da muhafaza altına alınmasının, başka bir yediemine veya davacı dışındaki herhangi bir ilgiliye tesliminin tedbiren önlenmesine” karar verildiği, keza… AŞ’nin tedbire itirazının değerlendirildiği 19.09.2019 tarihli kararda ise; bu makinelerin “işletmenin devamlılığı için gerekli olduğu” belirtilerek tedbirlerin kaldırılması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin inceleme tarihi itibarı ile ilgili tedbir kararına karşı istinaf incelemesine ilişkin herhangi bir karar sunulmamıştır. Somut olayda, Konya 1. ATM’nin 2018/1103 Esas sayılı dosyasında finansal kiralama sözleşmesine konu makinelerin “işletmenin devamlılığı için gerekli olduğu” belirtilerek tedbir kararı verildiği, Dairemizin inceleme tarihi itibarı ile tedbir kararının devam ettiği, davanın ihtiyati tedbir kararından sonra açıldığı dikkate alınarak ilk derece mahkemesinin kararı bu aşamada yerinde bulunmuş ve istinaf isteminin esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. / HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK.’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE (…) oy birliği ile kesin olarak karar verildi”.

Son olarak şunu da belirtmek gerekir ki, konkordato yargılaması hasımsız olarak bir çekişmesiz yargı işidir (HMK m. 282). Ayrıca bu yargılamada, kamu menfaati sebebiyle re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Konkordato mahkemesinin borçlu şirketin malvarlığının korunmasını sağlamak ve konkordatonun uygulanması önündeki engelleri kaldırmak hususunda geniş bir yetkisi vardır ve yargılamanın her aşamasında bu tedbir yetkisi kullanılabilir. Nitekim, bir istinaf kararında da bu esaslar şu şekilde açıklanmıştır:

“Konkordato mühleti verilmesi, komiserin atanması, konkordatonun tasdiki çekişmesiz yargı işlerindendir. Çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği HMK’nun 382. maddede, icra ve iflas hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında yer almıştır. 385/2. fıkrada, çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesinin geçerli olacağı belirtilmiştir. Konkordato da, başlangıçta ihtiyaç duyulmayan ihtiyati tedbirler, sebebin ortaya çıkması ile mahkemeden talep edilebilir. Sonradan gerçekleştirilen İhtiyati tedbir talebinin incelenmesi için ıslah dilekçesinin verilmesine veya itiraz eden alacaklıların muvafakatına ihtiyaç yoktur”. (bkz. İstanbul 17. BAM, 14/11/2019, E. 2019/1141, K. 2019/2024 K. = www. emsal/uyap.gov.tr). 

*Bu makalede yer alan sorunlardan herhangi birini ayrıntılı olarak tartışmak isterseniz bizimle irtibata geçmenizi rica ederiz.

**Bu makale hukukî sorunlar ve gelişmeler hakkında genel bilgi vermektedir. Belirli bir hukukî tavsiye sunmayı amaçlamamaktadır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir